Karşınızda ki tarafından idrak edilmesi kolay olduğu için, umuma açık bıraktığınız ve cereyan yapmakta olan duygularınız. Hiç bir mahsur görmeden bir hava akımına teslim ettiğiniz ve sızlamakta olan halsiz ruhlarınız. Artık bir ruh hali tanımlamasının dışında bırakılmış, ruhsuz halleriniz. Gözünüzün görmekten imtina ettiği buz gibi aydınlık. Anlaşılmayı ucuzlatırken, insanlığın anlaşılması zor tarafını, duygu erozyonlarına maruz bırakmışlık. Tebrik ederim, artık genel-leşme girdabının merkezine çekiliyorsunuz.

Beni, seni ve onu, topyekûn bizi bir patoz makinesinden geçirdi içinde zaman geçen mekanlar. Mekân sahiplerinin insafı kadar harman edildik ve kendine sahip olamayanlarımız un ufak edilmişti artık. Çok geçti, akıl içeren dilimizi ezdi beyninde tam dolu isnat silahı olan insanlar.

Beni sakat bırakan müstesna genel-leme’leriniz ve sizi salak bırakan genel-leşme’lerin bizi hapsettiği hücremden yazıyorum şimdi bunları.

O zamanlar çok gençtim, hafif yaralandım sanmıştım, bilemezdim maruz bırakıldığım genel-leme’nin ruhumu sakat bırakabileceğini. Bilemezdim sizi salak bırakan genel-leşme’nin sizi yavaş yavaş öldürdüğünü ve arşı saran bu kokunun leşlerinize ait olduğunu.

*genel

  1. sıfat Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi:
    Genel seçim. Genel tarih.

  2. sıfat Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan:
    “Söylediklerim kuşkusuz genel anlamda geçerli.” – Adalet Ağaoğlu

  3. sıfat Yetkisi ve sorumluluğu çok olan:
    Genel başkan. Genel müdür.

  4. sıfat Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne):
    Genel kitaplık.

  5. sıfat Bir genelleme sonucunda elde edilen:
    Genel düşünce.

*leş

Farsça lāşe

  1. isim Kokmuş hayvan ölüsü.

  2. sıfat Çok kötü kokan.

(Toplam 30 ziyaret, bugün 1 ziyaret)

Bir Cevap Yazın