Kader
11.11.2009
“Pariste bir kadın alışverişe gidiyordu. Ama mantosunu unuttuğu için onu almak üzere geri döndü. Mantosunu aldığında telefon çaldı. Durup açtı ve birkaç dakika konuştu. Kadın telefonda konuşurken, Daisy, Paris Opera binasında gösteri için prova yapıyordu. O prova yaparken kadın telefonu kapatıp, dışarı çıkarak bir taksi durdurdu. O sırada kadının durdurduğu taksiye başka biri bindi ve gitti. Önceki müşterisini bırakan taksi şoförü, bir fincan kahve içmek için mola vermişti. Bütün bunlar Daisy prova yaparken oldu. Önceki müşterisini bıraktıktan sonra kahve molası veren taksi şoförü, şimdi bir önceki taksiyi kaçıran alışverişe giden kadını almıştı. Taksi, saatini kurmayı unuttuğu için işe gitmek üzere evden her zamankinden 5 dakika geç çıkan adam, karşıdan karşıya geçtiği için durmak zorunda kaldı. İşe geç kalan adam karşıdan karşıya geçerken, Daisy provayı bitirip duşa girmişti. Daisy duş alırken, taksi de, kadını tezgahtar kızın erkek arkadaşından ayrıldığı için hazırlamayı unuttuğu paketi almak için girdiği, butiğin önünde bekliyordu. Paket hazır olduğunda taksiye dönen kadının önüne, bir kamyon çıkmıştı. Bu sırada Daisy giyiniyordu. Kamyon yoldan çekildiğinde, taksi harekete geçti. Bu sırada Daisy giyinmiş, ayakkabısının bağı çözülen bir arkadaşını bekliyordu. Taksi trafik ışığında durduğunda Daisy ve arkadaşı tiyatronun arka kapısından çıktı.
Sadece bir şey farklı olsaydı, o ayakkabı bağı çözülmeseydi, o kamyon daha önce geçseydi, ya da o paket hazır olsaydı çünkü kız erkek arkadaşından ayrılmamış olsaydı, ya da o adam saatini kurup beş dakika önce kalksaydı, ya da o taksi şoföru kahve molası vermeseydi, ya da kadın maltosunu unutmasaydı ve bir önceki taksiye binseydi, Daisy ve arkadaşı karşıdan karşıya geçerken taksi de onları geçip gidecekti. Ama hayat kimsenin kontrol edemediği yaşamların ve olayların kesişiminden ibarettir. O taksi geçip gitmedi. Ve o şoförün bir anlığına dikkati dağıldı. Ve taksi Daisy’ye çarptı. Ve bacağı kırıldı.”